Grupta hiç puanı olmayan Malatyaspor"u 4-2"lik skorla deviren ve grup lideri olarak kupada çeyrek finale çıkmayı garantileyen G.Saray"ın sahaya koyduğu futbolu spor yazarları olumlu sözcüklerle eleştirdi. Yorumlar şöyle:
Osman Tanburacı (Yeni Şafak): Daha İyisi Malatya"da Kayısı
Malatya"nın hocası Hamza ne de olsa Galatasaray"ın rahle-i tedrisinden geçmiş... Takımına pozitif futbol oynatıyor. Ancak bu kadar açık oynarsan iki takım arasındaki fark da sonuca yansır. Öyle oldu seyirci gole doydu.
Skibbe umulan gibi yedeklerden oluşan bir kadro çıkarmadı. Ben de Aydın"ı göz hapsine aldım. Bu çocuktan çok ümitliyim. Stili, futbol anlayışı, rakibi geçişleri çok hoşuma gidiyor. Lincoln"ü maçın kolaylığına rağmen hırslı ve oynama arzusu içinde buldum. Öyle ki düşüyor kalkıyor sorun etmiyor. Pasları yine seyir zevki veriyor, dalışları adam geçişleri şiirsel. Doyumsuz bir güzellik. Lincoln ve Arda Galatasaray"ın oyununa renk katıyor.
Önce Emre Güngör arkasından Malatyalı Güngör ayıp ettiler. Böyle güzel bir maçta arka arkaya çift sarı kart görmeye ne gerek vardı. Hele Emre Güngör! Oyuna ikinci yarı girdi 11 dakika içinde kendini attırdı!
Takım yine duran toptan iki gol yedi. Hem de rakip savunma oyuncularından. Olmaz! Rakip bu kadar boş bırakılmaz. Servet ve Meira yoksa tehlike var demek! Celil bile tek başına Galatasaray savunmasının başına dert oldu.
Karşılıklı goller güzel ama Galatasaray"ın savunması kevgir!
Hakan Ünsal (Star): Kalite Farkıyla
Galatasaray grubundaki 2. Lig takımlarından Malatya ile yaptığı maç ilkine benzer başladı. Galatasaraylı oyuncuların ikili mücadelelerde çekingen olmaları, bunun yanında Malatyalılar"ın istekli ve hırslı oluşu zaman zaman problem oldu. Galatasaray belki de yürüyerek diyeceğimiz bir tempoda bile pozisyonlar buldu. Malatya, Altay"a nazaran daha zayıf ve direnci düşük bir takım. Aydın"la gelen gol maçı daha 17. dakikada bitirdi. Tabi aradaki büyük kalite farkı sonucu kaçınılmaz kıldı.
Emre Güngör uzun zaman oynamamanın verdiği dezavantajla müdahalelerde zamanlama hatası yaptı. Ama asıl hatası sarı kartı olduğu halde riskli toplara girmesi idi. M.Topal yine takımın en çok koşan ismiydi. Malatya uzun bir aradan sonra A.Sami Yen"e çıkarak anıları tazeledi ve nostalji yaptı. Ama asıl nostaljiyi Celil"le yaşadık. O kendine has bildiğimiz makas hareketi ile topu kaldırıp pas vermesi bizi bir 10 yıl geriye götürdü. Diğer taraftan 10 yıl geriye giden Malatya olmuş!
Ahmet Çakır (Zaman): Geceyi Isıtmayan Goller...
Muhabir arkadaşlarımız bu maçlarla ilgili ön haberleri yaparken galiba çok şakacı bir anlayış içinde oluyorlar. Örneğin, hemen tüm gazetelerde Galatasaray"ın bu karşılaşmaya gençlerle çıkacağı yazılmıştı ama öyle bir şey yoktu.
Ayrıca, Sivasspor maçında oynayamayacak olan Meira"nın bu karşılaşmada yer almayacağı belirtilmişti; öyle bir şey de olmadı. Daha önce Altay maçıyla ilgili bu tür değerlendirmelerin de hemen hiçbirinin isabetli çıkmadığı unutulacak kadar uzakta değil.
Haberciliğin ve muhabirliğin çoktan öldüğünü biliyoruz da hiç değilse bazı tahminlerin tutmasını bekliyoruz; o da olmuyor...
Galatasaray hiçbir şey oynamadan soyunma odasına iki farklı üstünlüğü bulmuş olarak gitti. Boş kaleye de olsa Aydın Yılmaz"ın gol atmış olması, Ümit Karan"ın da aynı işi becermesi tribünleri canlandıracak iki hareketti.
İkinci yarıda Meira-Emre Güngör değişikliği en beklenen durumdu ancak bu futbolcunun peşpeşe iki sarı kart görüp oyun dışı kalışı hiç beklenmedik bir gelişmeydi. Üstelik sadece bu maç için değil Sivasspor karşılaşması için de ciddi bir sorun doğurdu. 7-8 adamın artık tamamen maçı bıraktığı ortamda Cim Bom"un gol yemesi de doğaldı. İkincisi ise "Eyvah!" dedirtecek kadar can sıkıcıydı. Servet"siz savunmanın çekeceği sıkıntı biliniyordu da "Bu kadar olur mu!" dedirteceği pek düşünülmüyordu.
Bu soğuk gecenin Galatasaray için daha büyük dertler çıkarmadan bitmesi galiba en iyi yanıydı. Tabii Arda, Ayhan ve Sabri"nin çabalarıyla Mehmet Topal"ın varlığının önemini görmezden gelemeyiz.
Böyle bir maçtaki 3 kırmızı kart için gevezelik etmek isteyecekler mutlaka çıkacaktır, sadece onun için söylüyorum: Tolga Özkalfa mükemmel bir maç yönetti. Bütün kararlarında haklıydı.
Gökmen Özdenak (Bugün): Pas Gevezeliği Yetmiyor
Çünkü defans ve orta alanda, pas gevezeliğinin bir anlamı yok. Ülke futbolunda saygın mevkilerde yapılan çok pas gevezeliği, sanki iyi futbol oynanıyormuş gibi prim yapması yanlış. Anlayan zaten net olarak bunu aydınlatmaya çalışıyor ama anlıyormuş gibi yapıp kelime ilüzyonlarıyla futbol taraftarını kandırmalarını da hazmedemiyorum.
G.Saray"ın kalite farkı Malatyaspor"a göre yüksek dememize rağmen, orta alanda Ayhan ve Mehmet Topal"ı oyunun büyük bölümünde takımı organize edebilecek, pres yapıp top çalacak, savunma ve forvet arasındaki iletişimi sağlayabilecek etkinlikte göremedim.
Tabii burada Arda ve Aydın"ın top kayıplarında orta alana gelmemesi ve kanatlarda kalması da etken oldu. Hazırlık maçı adına iyi bir antrenmandan oldu.